Çıkmayan borsa düşer

Piyasalarda geçtiğimiz hafta merkez bankalarının karar ve açıklamaları yakından izlendi. ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısında beklendiği üzere faiz değişimine gidilmezken Fed Başkanı Jerome Powell’dan ‘güvercin tonda’ açıklamalar geldi. Powell, enflasyonun yüzde 2’nin üzerine artışını muhtemel görürken bunun geçici olacağı ve faiz artışı gerektirmeyeceği, tahvil alımlarının azaltılmasının zamanı olmadığı, istihdam piyasasının iyileşmeye devam ettiği vurguları yaptı. Ayrıca sözlü yönlendirme ile birlikte ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerini ilave etti. Ancak ekonominin istihdam ve ekonomi amaçlarından hayli uzakta olduğunu söylerken biraz köpükten söz etmesi borsalara hafif kâr satışları getirdi. Finansal sisteme zarar verebilecek herhangi bir risk görmediğini, sistemde balon varlık değerlemeleri tehdidi görülmediğini de sözlerine ekledi. Bir bakıma güzel bir fotoğraf çekti ve piyasanın duymak istediklerini söyledi. Açıklamaların ardından ABD 10 yıllık bono faiz oranı biraz yükselirken altın fiyatı ve ABD Doları zayıfladı. Öncü dış borsalarda ise (ABD, Almanya) çıkış trendleri korunmakla birlikte kâr satışlarına bağlı “patinaj” görünümü var. Borsacıların “çıkamayan borsa düşer” sözü gerçeklik kazanır mı? Veya kâr satışı, teknik düzeltme mi? Önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bu aşamada teknik düzeltme olarak görülebilir.

RİSK İŞTAHI SÜRÜYOR, AMA…
ABD Başkanı Joe Biden’ın Kongre’de yaptığı ilk konuşmasında 1.8 trilyon dolarlık aile destek paketinden söz etmesinin etkisi de çok sınırlı kaldı. Fiyatlayacak farklı gündem ve yeni beklenti olmayınca bu durumu olağan karşılamak gerekir. Bununla birlikte genel bakış olarak dış piyasalarda risk iştahının ve iyimserliğin korunduğunu söylemek mümkün. Bu görünümde ABD ve Avrupa’da salgın hastalığın kontrol altına alınması ve aşı uygulamalarındaki başarı ile ekonomik toparlanmanın devam ediyor olmasının önemli payı var.

HİSSE BAZINDA HAREKETLER
Yeni alıcı ve beklenti tarafı güçlü olmayınca Borsa İstanbul, son günlerde görülen zayıf hacimli tepki çıkışına rağmen dış piyasalara uyumda zorlanıyor. Bu yılın ilk çeyrek bilançoları ışığında hisse bazlı hareketlilik öne çıkmış durumda. Şimdiye kadar yayınlanan bilançolarda gerek sanayi gerekse finans kesimine ait ilk çeyrek bilanço performanslarının olumlu olduğunu söylemek yerinde olacak. Borsa İstanbul’da genel çıkış hareketi olmayınca hisselerde seçicilik arttı. Hızlı bir çıkış trendinin yaşandığı geçtiğimiz aylarda herkesin kazandığı piyasa görünümü biraz geride kalmış gibi.

GÖZLER ENFALSYON RAKAMLARINDA
Mart ayının son günlerinde yaşanan kur ve piyasa faizi artışı nedeniyle pazartesi açıklanacak nisan ayı enflasyon rakamının biraz yüksek gelmesi bekleniyor. Beklentiler aylık yüzde 1.7-1.8 olurken yıllıkta yüzde 17.20-17.30 civarında. Bu aralıkta gelecek bir verinin piyasalar üzerinde etkileri çok sınırlı kalabilir. Ayrıca gündem konuları arasına 7 Mayıs’ta açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verilerini ve Türkiye-ABD ilişkilerini de eklemek yerinde olacak.

YABANCI UCUZ HİSSELERE YÖNELDİ
TCMB tarafından açıklanan “yurtdışı yerleşiklerin haftalık hisse senedi ve tahvil bono” istatistiklerine göre (sıcak para hareketleri) 22 Nisan ile biten haftada yabancıların 104 milyon dolarlık hisse senedi alırken 252 milyon dolarlık tahvil bono sattıkları görüldü. Borsadaki düşüşle hisselerin ucuz ve primsiz görüntüsü biraz Hisse senetlerine yönelmelerine neden olmuş görülüyor. Ancak alımlar bu aşamada zayıf ve yabancıların takas saklamadaki payı hala yüzde 43’ün altında. Hisse senetleri ve tahvil bono (DİBS) toplamı ise 30 milyar doların altına gerilemiş durumda. 23 Nisan haftası itibariyle bankalardaki döviz mevduatı (225 milyar dolar) ile TCMB brüt rezervlerinde (88.6 milyar dolar) kayda değer bir değişim görülmüyor.

TCMB’DEN FAİZ DEĞİŞİMİ BEKLENMİYOR
Önümüzdeki hafta 6 Mayıs Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantısında faiz değişimi beklenmiyor. Faiz indirimi için hazirandan ekim ayına kadar geniş zamana yayılan tahminler var. ABD’li ünlü yatırım bankası JPMorgan, ‘’TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun ifadeleri para politikasında erken bir gevşemeye gidilmesi olasılığı riskini azalttı. İlk faiz indiriminin eylülde olmasını bekliyoruz’’ dedi. Faiz kararı konusunda döviz kurlarının seyri ve enflasyon önemli olacak. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun “enflasyon raporu sunumu” ve sonrasında yaptığı açıklamalarda, 2021 yılı enflasyon tahminini yüzde 9.4’den 12.2 seviyesine yükseltirken enflasyonun nisan ayında zirve yapacağı, reel faiz, enflasyon hedefine ulaşana kadar beklenen ve gerçekleşen enflasyonun üzerinde politika faiziyle sıkı para politikasına devam vurguları vardı. Daha önceki açıklamalarla benzerlik gösteren söylemler olumlu algılanmakla birlikte piyasalar üzerinde çok belirgin bir etkisi görülmedi. Gerek Fed, gerekse TCMB mevcut para politikalarının korunacağının tekrarlaması kayda değer bir durum.

DİRENÇ SEVİYESİ GEÇİLEMİYOR
Borsada tepki çıkışı sürüyor. Ancak hacim desteği zayıf olunca direnç seviyeleri geçilmekte zorlanılıyor. İlk destekler 1.390-1.380 seviyelerinde. Bu seviyelerin üzerinde tepki çıkışının devamı beklenebilir. Aksi takdirde sonraki destekler 1.330 ve 1.310 seviyelerinde. İlk dirençler ise 1.418 ve 1.445 seviyelerinde. 1.445 daha önemli. Sonraki direnç seviyeleri 1.490-1.510 seviyelerinde bulunuyor. Yükseliş denemelerinin direnç noktalarında satışla karşılaşma olasılığı yüksek.
Dolar/TL kurunda kâr satışları destek seviyelerinde tutunup tepki alımlarıyla karşılaştı. İlk destekler 8.20-8.14 ve 8.00 seviyelerinde görülürken ilk dirençler 8.32 ve 8.48-8.58 seviyelerinde bulunuyor. Kâr satışlarına rağmen çıkış hareketi korunuyor.
Zeynel Balcı-Hürriyet

Ekonomi