Küresel borsalar bilinmezliğe doğru gidiyor

– DIŞ HABERLER SERVİSİ

Borsalarda geçmiş istatistikler her zaman için geleceğe dair doğru bilgi vermez. Böyle durumlarda yatırımcıların piyasaların geleceğine dair öngörüleri de daha sınırlı bir hal alıyor. Ancak MarketWatch yazarı Mark Hulbert ABD borsalarını izleyen tarihçilerin borsaların geleceğine ilişkin farklı ihtimallere yer verdiğine dikkat çekiyor. Söz konusu borsa tarihçileri küresel borsaların periyodik olarak geçirdiği önemli değişimlere dikkat çekerek borsaların şu anki konumuna ilişkin benzerlikler oluşturuyor. Bu aynı zamanda tarihin yatırımcılara geleceğe dair bilinmezliklerin dışında da borsalara ilişkin önemli bilgileri verebileceğini gösteriyor.

Baş ekonomiste göre 1982 yılından bu yana faiz oranları o kadar düşük seviyelerde ki faiz oranlarında yeni bir düşüşü öngörmek gerçekçi bir beklenti değil. Taylor, 1945’ten 1981’e kadarki dönemde olduğu gibi faiz oranlarının yükselmesi mümkün olsa da ABD Merkez Bankası’nın eğilimlerine bakıldığında bunun yakın bir ihtimal olmadığını söylüyor. Baş ekonomiste göre 1914-1945 arasındaki iki dünya savaşını içeren kaotik borsa ortamı ise borsaların geleceği için uygun bir rehber niteliği taşıyor. Taylor, 1792 ile 1914 arası tarihlerde ise ABD’nin tarımdan sanayileşen ekonomiye doğru dönüşüm geçirdiği zaman aralığı olduğunu belirtiyor.

Söz konusu tarih aralıklarına bakan baş ekonomist piyasaların bilinmeyen bir bölgeye doğru hareket ettiğini belirtti. Taylor en iyi tahmininin borsalardaki hisse senetleri getirilerinin %3 civarında düşük bir getiri oranında seyretmesi olacağını belirtti. Eğer bu ihtimal doğrulanırsa ABD hisse senetleri en iyi ihtimalle sınırlı bir getiri sağlayacak.

Hulbert’e göre bu noktada uzun vadeli tahvil getirilerinin başlangıç verimleriyle fazlasıyla ilişkili olduğunu hatırlamak gerekiyor.  10 yıllık ABD Hazinesi tahvil getirileri içerisinde bulunduğumuz dönemde %1,64 civarında ve ABD’deki enflasyonun %0,78 altında değerleniyor. Buna göre %3’lük bir özkaynak getirisi enflasyon öncesi yıllık %4,64 getiri ve enflasyon sonrası yıllık %2,22 getiri anlamına geliyor.

Daha da önemlisi borsa tarihi üzerine ne kadar çalışılırsa çalışılsın bu tahminler daha sağlam bir temele oturtulamıyor. Hulbert, geçmişteki 40 yıl boyunca borsalarda neler olduğu üzerinden bir borsa tahmini oluşturulduğunda hisse senetlerinin yıllık getirilerinin %1,33 oranında olacağını belirtiyor. Eğer bu zaman aralığı İkinci Dünya Savaşı dönemine kadar geri çekilirse getiri beklentileri bir miktar artıyor. Bununla birlikte veri zaman aralığı 1792’ye çekildiğinde ise çok daha düşük bir getiri beklentisi ortaya çıkıyor.

Borsagundem.com‘un derlediği verilere göre tarihsel zaman aralığının değişmesiyle birlikte getiri oranlarında görülen farklılık borsa tarihçileri için daha önce hiç karşılaşmadıkları bir sorunun görülmesine neden oluyor. Hulbert, borsa tarihçilerinin genellikle siyasi anket firmalarıyla benzer bir bakış açısıyla işlerine yaklaştıklarını belirtiyor. Bu perspektife göre tıpkı seçimlerde daha fazla seçmene ulaşmak gibi daha fazla sayıda verinin göz önünde bulundurulmasının sonuçlara ilişkin daha güvenilir bir veri sağlaması gerekiyor.

Ancak finansal piyasaların birbirine çok az benzeyen son derece farklı süreçlerden geçmesi analizleri daha zor bir hale getiriyor. Piyasaların geçmişine ilişkin daha fazla veri elde etmek daha sağlam öngörü oluşturulması anlamına gelmiyor.

Hulbert bu nedenle yazısında geçmişe dair verdikleri istatistiklerle güven oluşturan modellerin doğruluğundan şüphe edilmesi gerektiğini beliriyor.

 

 

 

Ekonomi